Hürriyet

17 Nisan 2012 Salı

Etyemezlerin Politik Olma Zorunlulugu
         Bir vejetaryen ya da vegansaniz Turkiye halkinin buyuk kisminin sebzelerle ilgili sorunu oldugu kanisina varabilirsiniz. Hele frutaryenseniz vay halinize... Cunku farklisinizdir, azinliksinizdir. "Siz et yiyenlerin bildiklerinden daha cok ne biliyor olabilirsiniz ki?" "Tanrinin verdigi nimeti yememek gunahtir ayrica."

         Pek cok kisinin belki yasami boyunca uzerinde bir kez dahi dusunmeye tesvik edilmedigi beslenme ve yasam bicimi secmisseniz bu tepkilere alismis olmalisiniz. Ornegin: "Siz et yemeyince o sigirlar kesilmiyor mu?" Bir etyemezseniz bu ve benzeri sorulara verilebilecek cevap veritabaniniz bile olabilir. Ama cevap verdiginiz kisinin sosyal cevresini, geleneklerini, deneyimlerini vs. goz onunde bulundururarak standart cevaplardan kacinmak durumunda kalirsiniz cogu zaman. Kimine saatlerce anlatsaniz da kabul etmez. Cunku onun bunlari kendi kanaat onderinden duymasi gerekir. Kimi de bu surece ihtiyac duymadan sizi anlar.

         Ancak her sekilde is size duser; sabirla, mantikli ve uygun dille kendinizi ifade etmezseniz soyledikleriniz, cumleleriniz muhatabina itici bile gelebilir. Boyle bir durumda inanca dayali, kulturel, geleneksel, sosyo-psikolojik tabulari kurcalamis olmakla kalirsiniz. Bu yuzden etyemezler eninde sonunda politik olma zorunlulugu ile tanisir. Politik derken halk dilindeki kullanimiyla kaypak ve nabza gore serbet veren bir tutum degil soz konusu olan. Aksine; beslendiginiz dusunce temelleri, yaklasimlari icinde bulunulan kosullara uyarlamaktir mevzu. Etyemezligin manifestosu bile olsa bu topraklara uyarlanmadikca anlasilmadigi gercegiyle yuzlesmek gerekir.

*Metnin tamamı VeganTürkiye'ye aittir. Yararlanılan kaynaklar ve alıntılar bağlantılarla gösterilmektedir. 

0 yorum:

Yorum Gönder