Hatem Yavuz Kimdir?

“The King of Seal Killers”

Groupon Boykotu Sürüyor

Geçtiğimiz aylarda yunus gösteri parklarına indirimli bilet satarak gösteri parklarına gitmeye teşvik eden Groupon yaşam hakkı savunucuları tarafından boykot ediliyor ve siteden hiçbir ürün veya hizmet satın alınmıyor.

Ekolojik yaklaşım olarak veganizm

Veganizm yalnızca bir diyet değildir; tür ayrımcılığına karşı, vicdani ve ahlaki fikirlerin getirisidir. İlk kez Donald Watson tarafından kullanılan "vegan"; sözcüğü, bugün hayvanlarla birlikte doğanın da sömürüsüne karşı çıkan kavramsal anlama sahiptir.

Hürriyet

22 Ağustos 2018 Çarşamba

"HAYVANLARI KURBAN ETMEYE KARŞI İSLAMCI BİR PERSPEKTİF"

"HAYVANLARI KURBAN ETMEYE KARŞI İSLAMCI BİR PERSPEKTİF"


Veganların hayvanların köleleştirilmesi ve katledilmesine karşı verdiği mücadele, hiçbir mücadele ile kıyaslanamayacak kadar tutarlıdır. Burada sözü edilen yalnızca solun devrimci söylemleri değil, aynı zamanda sağın kemikleşmiş ideolojisidir de. Kavramsal olarak bakıldığında, idealize edilen tüm yaşam pratikleri bir noktada çıkmaza girer. Bir öğün, bir giysi veya bir eğlencenin altında yatan hayvan köleliğinin sürekli perçinlendiği kolaylıkla görülebilir.

Her ne ideoloji olursa olsun birleştiği ortak nokta, hayvan özgürlüğü hareketinin karşısında alaycı bir tavırla hareketi değersizleştirmek olarak kendini gösterir.

Kurban bayramı için senelerdir üretilen ve bu toprakların taşıyabileceği en etkileyici sloganlardan biri "Bayrama Evet Kurbana Hayır" olmuştur. İslamın yaygınlığının inkar edilemez olduğu bu coğrafya için bayram birleştiricidir. Peki ya kurban ile öldürmeye (yok etmeye) varan bir ritüel nasıl bayram kavramı ile bir arada olabilir?

Görsel kaynağı: rte.ie


"Barbarik Öteki" ve Batının Buluşma Noktası

Müslüman aktivist Shahid ‘Al Muttaqi, İslamcı bir perspektiften hayvan kullanımının hem müslümanlar hem de müslüman olmayanlar için ortak bir paydaya nasıl dönüştüğünü açıklar:

"İslam dünyasında birçok kişi için bu konu hassastır. Sömürgeciliğin yıllardan beri hala devam etmesi, geleneğin her yönü (meşru ya da algılanmış olsa da) Batı'nın daha fazla fethine karşı bir mücadele noktası haline geliyor. Dünyadaki Müslümanların kendi kaderlerini tayin etme ve temel insan hakları savaşları için değil, bu fiziksel mücadelelere ek olarak inananların kalbi, aklı ve ruhu İslam dininde sürekli bir mücadeledir."

Al Muttaqi bu noktada, İslami inanışın ustalıkla nasıl küçümsendiğinden ve "daha medeni" olmak adına asimile edilmesine dair baskından söze devam ediyor. İslamın, medeniyetin kendisi olarak söz edilen ilerlemelerin çoğuna neden olan kültürel yönünün yok sayıldığı ilkel bir kültür olarak anılmasına değinerek, konuyu hayvan haklarının tartışılmasında Batının, İslam dünyasını "Barbarik öteki" olan konumlandırmasına getiriyor. Müslümanların tüm bunlara karşın etik tartışmalarına dahil olması ve karşılıklı saygı için bazı konuların açıkça konuşulması gerektiğini savunuyor. Al Muttaqi'ye göre bunlardan biri de hayvanların kesilmesi ritüeli.

Al Muttaqi'ye göre bağlam gözden kaçırılarak Kuran'ın kendisinin alegorik anlamlara sahip olduğu göz ardı ediliyor:

"Sadece putperest Araplar, korunma ya da iyilik veya maddi kazanç elde etme umuduyla Tanrılara kurban etmekle kalmadı, o gün Yahudiler, tek gerçek Tanrıyı kanla sakinleştirmeye çalıştılar. Hıristiyan cemaati bile İsa'nın kurban olduğunu, son kuzuyu, yani başka türlü geçerli bir hayvan kurbanı geleneğinde varlığını hissetmiştir (başka birinin kanıyla günahını bağışlama)."

İslam bu öfkeli Tanrı geleneğinden kişisel fedakarlık geleneğine evrilmiş, bir başkasının hayatını Tanrıya sunarak sevap kazanma fikrinden uzaklaşmıştır. Üstelik Kuran-ı Kerim'de kan kefaretine karşı bir açıklama vardır.

Kuran-ı Kerim 37: 102-107
  • Çocuk onunla birlikte koşacak yaşa gelince, İbrahim dedi: "Yavrucuğum, uykuda/düşte görüyorum ki ben seni boğazlıyorum. Bak bakalım sen ne görürsün/sen ne dersin?" "Babacığım, dedi, emrolduğun şeyi yap! Allah dilerse beni sabredenlerden bulacaksın."
  • Böylece ikisi de teslim olup İbrahim onu şakağı üzerine yatırınca,
  • Biz şöyle seslendik: "Ey İbrahim!"
  • "Sen rüyayı gerçekleştirdin. İşte biz, güzel düşünüp güzel davrananları böyle ödüllendiririz."
  • "Bu, hiç kuşkusuz apaçık imtihanın ta kendisiydi."
  • Ve ona fidye olarak büyük bir kurbanlık verdik.

Al Muttaqi, bu ayette Tanrının İbrahim'e asla oğlunu kurban etmesini söylemediğine dikkat çeker. Ahlaki açıdansa İncil ve Tevrat'tan çok farklı bir yere işaret etmektedir. İbrahim gördüğü rüyaya inanmış ve onun Tanrıdan geldiğini düşünmüştür. Ancak Kuran bunu hiçbir zaman söylemez:

"Şüphesiz, En bağışlayıcı ve merhametli - bir babadan, onu kabul edebilmek için kendi "öldürmeyin" emrine karşı çıkılmasını ve kendi oğlunu öldürmesini istemez. Çünkü Kur’an’ın bize, Tanrı’nın kötülüğü asla desteklemediğini (bkz. 7: 28 ve 16: 90) ve yalnızca Şeytan’ın kötülük ve ahlaksızlığı savunduğunu öğretir (24: 21). Allah'ın ahlaksız bir eylem yapmamızı istediği fikri, Allah'ın adaletine karşıdır."

Al Muttaqi, bu olayı izleyen her yıl gerçekleşen gelenekte, İbrahim ve İsmail'in büyük fedakarlığını anmak için bir koçtan fedakarlık etmek ile kişisel fedakarlık arasındaki bağa vurgu yapar. Bu vahiylerin alındığı yer ve zaman koşullarının yok sayılması kabul edilemez ve topluluktaki daha fakirlerle paylaşılanların kişisel bir fedakarlık olduğundan söz eder. Şöyle devam eder:

"Yani, İslam'ın törensel katliam karşısındaki tutumu, kan kefareti ya da Tanrı'nın bir başkasının ölümünden yana bir iyilik peşinde koşmaktan ziyade, Tanrı'nın insanın sahip olduğu mal ve mülkün paylaşılması için kişisel fedakarlık ve fedakarlık için Tanrı'ya şükretme eylemidir. Ritüelin kendisi kurban DEĞİLDİR."

Söz edilen tamamen, insanın kendisini diğer canlılar gibi Allah'ın yarattığı mütevazi bir can olarak görmesidir. Al Muttaqi, Yusuf Ali'nin yorumuna dayanarak Kuran'daki kurban ile ilgili ayetlerin bir kısmını da açıklar. Kan kefareti olmadığı vurgusunu yeniden yaparak o dönem ve coğrafyada, o koşullarda hayvanlardan elde edilen her türlü ürün ve güce karşın bir hayvanın kurban için kullanılmasının, kendi çıkarlarından vazgeçerek fakirlere yardım etmenin sembolü olduğunu belirtir. Kurban ile ilgili ayetlerin, Arap toplumunda o dönem ve coğrafyada kendilerine verilen en değerli olandan fedakarlık etmesi anlamına gelir. Ki bu da o dönem için hayatta kalmasının esas olduğu hayvanlardır.




Yafta: Hayvan Yemeyen Dinden Çıkar 
 
"Kuran'da hiçbir yerde hayatta kalmak için ete ihtiyaç duymayan insanların bir şekilde Müslüman olamayacakları anlamına belirtilmez."

Dahası, Kuran'da hiçbir yerde daha muhtaç olan komşularla bir mülkün paylaşılmasının kişisel bir fedakarlık olarak Allah'a şükretmenin bir yolu olmadığı söylenmez.

Al Muttaqi, kurbana farklı anlamlar yükleyerek kan dökmeyi yüceleştiren kişiler için çok etkili bir bilgi daha taşır:

"Hac sırasında kurban için kullanılan hayvanların çoğu helal bir şekilde yüklenmemekte ya da ölmemektedir. Bu günlerde ihtiyaç duyulan hayvan sayısı o kadar yüksektir ki, çoğunluk Yeni Zelanda ve diğer ülkelerden ithal ediliyor. Bu hayvanların yetiştirilmesi Yeni Zeland ekosisteminin çevresel tahribatına neden olur. Dahası, bu hayvanlar, hastalık ve ezilme ile ölümlerine sebep olunan aşırı kalabalık koşullarda taşınır. Bu helal değildir. Bu gerçeği göz ardı edemeyiz. Durumun talihsiz olduğunu kabul etmek yeterli değil. Biz müslümanlar olarak sadece bu durumun yaratılmasına sebep olan eylemlerimizi değiştirmemeli, aynı zamanda Allah'ın masum varlıklarını da korumalıyız. 1400 yıl önce yaşamıyoruz ve bazılarımızın hoşuna gitmese de dünya değişiyor."

"Et yemek (ve bununla ilişkili olarak kurban) yaratılıştan değildir ve Peygamber'in vaaz ettiği bir şey değildir. Mevcut araştırmaların çoğu, insanların vejeteryan / vegan beslenmesinde daha sağlıklı olduklarını gösteriyor (sonuçta et yememize gerek olmadığını kanıtlıyor ve bu nedenle artık modern bir ortamda hayvan kurbanı için bir gerekçe yok)."

"Sünni ya da Şii, Sufi ya da başka türlü tüm gerçek Müslümanlar için, Peygamber'in sadece bahsetmekle kalmayıp uygulamaya koyduğu evrensel adalet ve merhamet standartlarına ayak uydurma zamanı gelmiştir. Hayatta kalmak için artık öldürmeye ihtiyaç duymayanlarımız için, o zaman sadece nefislerimizden (veya daha düşük benliğimizden) başka hiçbir şey tarafından üretilmeyen gözü dönmüş arzuları tatmin etmek için öldürmeyi bırakalım."


Kaynaklar:
AN ISLAMIC PERSPECTIVE AGAINST ANIMAL SACRIFICE
Bleating Hearts: The Hidden World of Animal Suffering
Kuran'ı Kerim Meali




17 Mart 2018 Cumartesi

Katliam Yasası İstemiyoruz, Yaşam Hakkını Savunuyoruz!

(2017) TR - KATLIAM YASASI İSTEMIYORUZ, YAŞAM HAKKINI SAVUNUYORUZ!

Katliam Yasası İstemiyoruz, Yaşam Hakkını Savunuyoruz!

2004 yılında Avrupa Uyum Yasaları çerçevesinde yürürlüğe giren 5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu üzerinde yapılan çalışmalar ve tartışmaların hızlandığı süreçte 1 Temmuz 2017 günü Türkiye hayvan hakkı savunucuları eş zamanlı bir eylem gerçekleştirdi.
Bu eylem ve bildirimin amacı, mevcut yasadaki eksiklerin giderilmesi için çıkılan yolda, madde manevraları ile koruma kapsamının daraltılması ve ihlallerin zımni olarak artmasına sebep olacak hükümlerin yer aldığı tasarıların geri çekilmesiydi. 
Nedir bunlar kısaca açıklamak gerekirse; 
Yasa kapsamında korunması gerektiği halde deneylerde, avlanarak, gıda yapılmak için öldürülen hayvanlar  “koruma” yasasında sadece refah kapsamında yer alıyor. Refah, son derece tehlikeli bir kelime. Çünkü insan hizmetine sunulacak hayvanların mental kalitesini ifade eden kavrama “refah” diyoruz.
Mevcut kanuna göre kısırlaştırma ve aşılama için yerel yönetimce alınan hayvanlar, bu işlemleri takiben alındıkları yaşam alanına bırakılır. Tasarıda sözde bu maddeye dokunulmamış; ancak  ibadethane, eğitim kurumu, sağlık kurumu, okul, park yakınında olmamak koşuluyla alındıkları yaşam alanlarına bırakılırlar, diyor.  Bu, hayvanlar toplanacak ve bu kurumların olmadığı tek yer olan dağ başlarına bırakılacak demektir.
Nüfusu 100.000 üzerinde olan yerlerde kısırlaştırma merkezi ve bakımevi yapılacağı hükmü ise tersten okunduğunda nüfusu 90.000 bile olsa, orada hayvanlar için bir çalışma yapılmayacağını ilandır.  Yaşadıklarımız gösteriyor ki binlerce hayvan  ölecek.
Bir cinse mensup köpeklerin mesnetsizce “tehlikeli ve yasak ırk” olarak etiketlenmesi ve hayvanı mağdur etmeye giden uygulama konusunda da  olumlu bir gelişme yok.
Keza kedi ve köpek çiplenmesi planını da totalde “hayvanlara yaklaşım ve koruma kuralları” konusunda kötü olan resmi bakış açısı yönünden uygulanabilir bulmuyoruz.
Petshoplarda hayvan satışı yasaklanıyor başlığıyla sunulan kanun tasarısındaki bu madde de yanıltıcıdır.  Çünkü katalog üzerinden satış sürecek. Hiçbir zaman durdurulmayan merdiven altı üretim devam edecek. Üstelik satılan diğer hayvanlar; kuş, balık, tavşan vb. konusunda hiçbir düzenleme yok. Canlı satışı hayvan yaşam hakkı  ilkelerine kesinlikle aykırıdır. 
Belediyelerin hayvan konusuna yaklaşımının yıllardır “gizlice topla, öldür, zehirle, zehirlet ve yok et” olduğunu bilmeyen yoktur. Tasarılarda yerel yönetimlerin ihlalleri konusunda doğrudan bir düzenleme mevcut değil.
Hayvan terkine ceza geliyor denmesi de ilginç; hayvan terkine ceza zaten mevcut kanunda var.
Yasada bazı noktaların atiye bırakılarak “yönetmelikle düzenleneceği” konusu da endişe vericidir. Çünkü yönetmelikler, uygulama esaslarını düzenlemekte ve genellikle ihlaller de yönetmeliklerden kaynaklanmaktadır. 
Sonuç olarak geçtiğimiz dönem kadük kalan yasanın, yeni bir metin olarak karşımıza gelen şekli de diğerlerinden farklı değildir.  Tüm hayvanları koruma kapsamına almayan bir koruma kanunu olamaz. Bir koruma kanununda “ineğin kuzunun nasıl kesilip parçalanacağı ve kokuşmadan yemeğe dönüştürüleceği” konusu geçemez; bir tavşanın ya da farenin saatlerce metal bir masa üzerinde ölüme giden süreçte ne gerekçeyle olursa olsun deneye tabi tutulmasını oradaki insanın vicdanına terk eden bir koruma yasası olamaz. Bir geyiğin, tilkinin hangi uygun zamanda ve nasıl öldürüleceğini düzenleyen Av Kanunu’nu karşısında sus pus etkisiz bir hayvan koruma kanunu olamaz.
Özetle gerçek bir koruma kanunundan söz edebilmek için net bir şekilde taleplerimizi belirttiğimiz bu süreçte yetkililerin de aynı netlikte ve doğrultuda hareket etmelerini sağlamaya çalışacağız. Bu da kamuoyunun yüksek desteğine bağlıdır.

Bildiriyi Destekleyenler / Manifesto Signers


Ali Uçarman – İstanbul – Tıp Hekimi
Animal Liberation Press Office – İstanbul – Aktivist Grup
Atakan Atuk – İzmir – Yerel Hayvan Koruma Görevlisi
Ayşe Mergenci – İstanbul – Biyolog
Barış Gün – Mardin – Araştırmacı / Tasarımcı
Begüm Taktak – İstanbul – Mali Müşavir
Berrin Tekdemir – Urla – Senaryo Yazarı 
Birhan Erkutlu – Antalya/Alakır Vadisi – Aktivist
Boğaziçi Üniversitesi Hayvan Hakları Topluluğu – İstanbul – Aktivist Grup
Canan Apari – İstanbul     
Cansu Eylül Yapıcı           
Cihan Canbolat – Kayseri – Öğrenci
Çiğdem Özge Güner Karaca – Tekirdağ – Kurumsal İletişim Müdürü
Ebru Arıman – İstanbul – TVD Yönetim Kurulu Başkanı
Efsun Akbaş – Aydın – Tıp Hekimi
Ekin Su Çorak – İstanbul – Öğrenci
Elif Arığ – Antalya – Aktivist
Esin Erben – İstanbul – Araştırmacı / Aktivist
Esra Erben – İstanbul – Editör / Aktivist
Fersan Cevriye Şen – İstanbul
Filiz Mungan – Bursa – İç Mimar
Gamzegül Kızılcık – Ankara – Gaia Dergi
Gün Zileli – İstanbul – Yazar
Güzide Erden – İstanbul – Mühendis
Harzem Yalçınkaya – Aydın – Mühendis
Havize Şimşek – Finlandiya – İşveren
Hazal Acar – İstanbul – Sivil Toplumcu
Hülya Yalçın – İstanbul – Avukat
Ilgın İstenç Yalçınkaya – Aydın - Avukat
İlkay Akkaya – İstanbul – Sanatçı
İlknur Karataş – Kocaeli – Öğretmen
İmren Usta – Artvin – Öğrenci
Kadir Demiray  İstanbul  Gaia Dergi
Kerem Başkaya – İstanbul – Öğrenci
Mehtap Tüysüz – İstanbul – İşletmeci
Murat Durak – Balıkesir – Grafiker
Naz Şefik – İstanbul – Öğrenci
Neşe Koçuk – İzmir – Tıp Hekimi
Özge Yıldırım Bayatlı – ABD  Gaia Dergi
Pınar Dağ – İstanbul – Veri Gazetecisi
Rasim Şimşek – Ankara – Öğrenci
Sarah Pavia – Malta – Aktivist
Seda Arığ – İstanbul – Yönetici Asistanı
Seda Karagöz – İstanbul – Öğretmen
Selin Kale – Bursa – İnşaat Mühendisi
Selver Sezen Kutup – İstanbul – Öğrenci
Serap Turanlıoğlu – İzmir – Öğretmen
Serhat Yurtgüzel – İstanbul – Çiftçi
Sevim Gözay – İstanbul – Gazeteci
Şule Köksal Dinçer – İstanbul – Lisansüstü Eğitim Uzmanı
Tolga Öztorun – İstanbul – Aktivist / Gazeteci
Tuba Güner – İstanbul  – Resim Öğretmeni
Tuğba Pınar Günal – Antalya/Alakır Vadisi – Aktivist
Tülin Karabeyoğlu – İstanbul – Uzman Doktor
Ünsal Arık – Berlin – Sporcu
Yasemin Avdan – İstanbul – Aktivist
Yasemin Gümüş – Balıkesir – Ekovegan Bahçe
Yeşil Öfke – İstanbul – Aktivist Grup
Yunuslara Özgürlük Platformu – İstanbul – Aktivist Grup
Zehra Özdemir – Ankara – Öğrenci
Zeynep Gizem Haspolat – İstanbul – Araştırma Görevlisi
Zilan Duru – İstanbul – Oyuncu
Zülal Kalkandelen – İstanbul – Gazeteci / Yazar

(Bildiriye imzacı olmak için İsim Soyisim / Şehir / Meslek bilgilerinizi veganturkiye@gmail.com adresine iletebilirsiniz.)
Kaynak: http://katliamyasasinahayir.blogspot.com
                            Yeşil Gazete - Hayvan hakları aktivistlerinden 5199 no’lu Hayvanları Koruma Kanunu’na karşı bildiri
                            Dağ Medya - Hayvan hakları bildirisi yayınlandı
                            Ekşi Sözlük - 2017 Türkiye hayvan hakları bildirisi


30 Kasım 2017 Perşembe

Kediler ve Köpekler Hakkında Tüm Bildiklerinizi Unutun!

Kediler ve Köpekler Hakkında Tüm Bildiklerinizi Unutun!

Geçtiğimiz hafta, sokakların 'gerçek' sahipleri olarak adlandırdığımız; ancak bu tanımlamayı hiç de umursamayan kedi ve köpekler hakkında bilinenleri sarsacak bir seminer vardı. Kadıköy Kent Konseyi Hayvan Hakları Çalışma Grubu'nun, Veteriner Hekim Gökhan Durukan'ı konuşmacı olarak davet ettiği etkinlikte kedi ve köpekler hakkında yanlış bilinenler ve hiç bilinmeyenler konuşuldu.

Canis Lupus Familiaris mı Canis Familiaris mı?

Köpeklerin yüzyıllardır kurtlardan evrimleştiği dilden dile dolaşmıştır. Peki köpekler gerçekten kurtlardan mı evcilleşmiştir?

https://stories.barkpost.com/good/rescue-vacation-dog/
 (Görsel: barkpost.com)

Veteriner Hekim Gökhan Durukan, muhafazakar bilimin yaygın bilinirliği ile köpeklerin atasının kurtlar olduğuna inanıldığını, söylüyor.  Modern bilim ise bilhassa son yıllardaki çalışmalar sonucunda köpeklerin; 14 bin yıl önce evcilleştirilmiş kurtlar değil, 135 yıl önce atalarından ayrılan farklı bir tür olduğunu ortaya koyuyor. Doğru okudunuz, köpekler kurtlardan evcilleşmedi, yani köpekler, taksonomide Canis Lupus Familiaris değil Canis Familiaris olarak yer alıyor. 35-40 bin yıl öncesinde insan ile birlikte gömüldüğü ortaya çıkarılan köpek fosili ise buna dayanak oluşturuyor.

İnsanların, köpekleri evcilleştirilmiş kurt olarak görmesi, köpeklerin davranışlarını anlamada temel sıkıntılara yol açıyor.

Köpekler Sürü Halinde mi Yaşar?

Bu sıkıntıların başında köpeklerin sürü halinde dolaştığı yanılgısı yer alıyor. Oysa Durukan, köpeklerin ihtiyaç duyduklarında geçici gruplar oluşturabileceğini ve sürüler halinde yaşamadığını belirtiyor. Söz gelimi, soğuk havada vücut ısılarını korumak için köpeklerin bir arada kalması buna bir örnek olarak gösterilebilir.

Köpekler, serbestse sabahın erken saatleri ve güneş batarken aktif duruma geçiyor. Stres altındaki köpeklerin saldırıları da bu zamanlarda yoğunlaşıyor. Yirmişer dakikalık periyotlarla günün %60'ını uyuyarak geçiren köpeklere, kurtalara bakarak günde tek sefer besleme öneriliyor. Oysa ayrı bir tür olan köpekler günde birden çok kez beslenmelidir.

Köpeklerde Sosyalleşme

Köpekler yılda iki kez çiftleşmek isterken gebelikleri 58-63 gün sürüyor.

0-14 hafta köpeklerin uyaranlara karşı tanımlamaları geliştirdiği
3-12 ay oyun ve cinsellik 
1-8 yaş olgunluk
8 yaş üzeri ise köpeklerde yaşlılık dönemi olarak görülüyor.

Durukan, köpeklerde ilk 3-7 haftanın tür içi (ki en büyük travmalar bu dönemde yaşanabilir), 7-12 haftanın ise dünya ile sosyalizasyon dönemi olduğunu belirtiyor. Bir köpek, 20. haftaya kadar insanla tanışmamışsa, yaşamı boyunca insandan korkuyor.

http://www.ntd.tv/inspiring/pets/bus-station-helps-stray-dogs-escape-freezing-winter-providing-shelter-warm-bed-food.html
 (Görsel: ntd.tv) 

3-9 aylık süreç, köpeklerde diş değiştirme dönemi olduğu için ısırma ihtiyaçları bu dönemde artıyor. Elinizi kolunuzu ısırararak bu ihtiyaçlarını karşılamak, köpeğin ileride bu alışkanlığı sürdürmesine sebep oluyor.

Köpeklerde İletişim

Köpeklerde iletişim görsel, işitsel ve kimyasal yolla gerçekleşiyor. Burada sırasıyla beden dili, hırlama - uluma ve feromonlar önem kazanıyor. Tüm bunlar ile davranış kalıpları ortaya çıkıyor. Özetle, bir köpek sizinleyken agresif veya saldırgan ise onunla sağlıklı etkileşim kuramadığınız, onu anlamadığınız içindir.

İlk Evcil Kediden Beri Evrim Sürüyor

Kuşkusuz, bu yazıyı okuyan pek çok kişi, dünyayı kediler ele geçirse "Olur." diyecek kadar kedi düşkünü. Kabul edelim, yine pek çok kişi kedilerin anlaşılmasının güç olduğunu düşünüyor. Kediler hakkında o kadar çok yanlış bilinen mesele var ki, Durukan, biraz tereddütle: "Evde yaşayan birçok kedi Ankara'da bir AVM'de 'sergilenen' Serval kedisi kadar stres altında." diyor.

İlk evcil kedi, vahşi Afrika kedilerinin evcilleşmesi sonucu ortaya çıkıyor. Ancak Felis Domesticus, tıpkı köpekler gibi ayrı bir tür. Kedilerin evrimi hala sürüyor. Uzun süre kedilerin "ekonomik değeri" olmadığı için kedinin evrim süreci kendi başına devam ediyor. İnsan müdahalesinin olmadığının kanıtı ise "tabby" deseni; yani tekir olarak bildiğimiz kedilerin tüylerindeki desen.

Tüy demişken, kedi tüyü ısı izolasyonı için olmazsa olmaz! Durukan, kedilerin tıraş edilmesi sebebiyle, kedilerde pek çok psikolojik ve fizyolojik rahatsızlığın görüldüğünü vurguluyor. Tamamen ticari amaçlı pet kuaförlük yapan, iş bilmez pet kuaförlere değinmiyor bile!

Son olarak, uzun süre oyun oynayan köpeklerin (beş dakika aralıksız örneğin), kan şekerinin düştüğünü ve bunun iletişim sürecini etkilediğini unutmamak gerek. Olması gereken birer dakikalık oyun seansları ve köpeğin bir dakika ardından yeterince dinlenmesi.

Kediler Yalnızlık Sembolü mü?

Kedilerin gruplar halinde yaşadığına pek şahit olunmaz. Durukan, kedilerin sosyal canlılar olduğunu ama sosyal olmak zorunda olmadığını ifade ediyor. Kedi grupları, anne kedi ve yavrulardan oluşurken, yetersiz besin kaynağı durumunda, anne kedinin tanıdığı erkek kedi besin temin etmede yardımcı olabiliyor. Genel olarak ise kedi gruplarının 1-10 kediden oluştuğu, ortalama ise 4-5 kedi olduğu söylenebilir.

https://www.ynetnews.com/articles/0,7340,L-4719639,00.html
(Görsel: ynetnews.com)

Durukan, 7 aya kadar başka bir kedi ile tanışmayan kedilerin diğer kedilerden uzak duracağını belirtiyor. Hani o kafeslerde kedi tanıştırma merasimleri var ya; artık son vermek gerekiyor buna!

Kedilerde Cinsellik ve Doğum

Kediler yılda ortalama iki kez çiftleşebilir, yani bir anne yılda ortalama 9 kedi doğurabilir. Altı aylıktan daha genç kedilerin yaptığı doğumlarda yavruların %75'i ölüyor. 

"Kedim ve köpeğin anneliği tatsın diye düşünüyor insanlar. Ancak primatif, fil ve insanlar dışında sütten sonra annelik bağı göremezsiniz." diyor Durukan. Yaklaşık 60 gün anneyi emen yavrulara, anne kedi, 4 haftalık olunca katı gıda veriyor. Bu gıdayla birlikte enerji artıyor ve oyun dönemi başlıyor. On ikinci haftada kavga ve yırtıcılık boy gösteriyor kedilerde. Sekizinci ayda ise cinsiyeti ve kısırlaştırılmış olması fark etmeksizin işaretleme başlıyor. 

Coğrafya ve beslenmeye bağlı olarak kedilerde cinsel olgunluk dönemi değişiklik gösterebiliyor. Yine de olağan koşullarda 10 aylıkken doğurganlığın başladığı söylenebilir. 

Yenidoğan izolasyonu (bebek kedinin anneden ayrılması) sonucunda kedi, başka bir kedi veya köpek ile sosyalleşemiyor. Erken sütten kesilen kedilerde daha yırtıcı davranışlar görülüyor.

Kediler de tıpkı köpekler gibi günde birden çok kez besleniyor. Durukan, "Kedilere veya köpeklere günde bir kez yemek verilerek 'patron kim bilsin' gibi bir yaklaşım onlar için son derece zarar vericidir." diyor. Grup halinde beslenen kedilerde gıda alımının baskılanabileceğini, vurguluyor. 

Kediler Isırırken Aslında Oyun mu Oynuyor?

Kedilerin oyunlarında ısırma yok, pati teması var. Yetişkin kediler iki dakika oyun oynadıktan sonra beş dakika dinleniyor. Dolayısıyla, karşılaştığınız veya birlikte yaşadığınız bir kediyi dakikalarca oradan oraya atlamaya teşvik etmek hiç mantıklı değil. Bu arada Durukan, kedilerin bireysel oyun konusunda daha istekli olduğunu vurguluyor.

http://www.petmd.com/dog/parasites/do-fleas-survive-winter
  (Görsel: petmd.com)

Kediler avlanırken sırasıyla pusuya yatma, atlama ve pati ile tutma hareketlerini yapıyor. Üçüncü göz kapağının kolaylıkla görülebileceği uyku evresinde, uyandırıldığında ise saldırgan olabiliyor. Köpekler için ise bu, vücutta tik benzeri ufak kasılmaların olduğu, ön patilerin küçük hareketlerinin görüldüğü evreye denk geliyor. 

Kediler Nasıl İletişim Kuruyor?

Kediler de köpekler gibi görsel, işitsel ve kimyasal yollarla iletişim kuruyor. Bir erkek kedi, dişi kedinin kokusunu üç kilometreden alabiliyor. 

"Evde 8 kedi ile yaşıyorum kaç kum kabı olmalı?" sorusuna ise Durukan doğrudan "Dokuz." diye cevap veriyor, "Seçenekleri olmalı."













22 Ağustos 2017 Salı

Vegan Boksör Arık: "Hiçbir Canlı Öldürülmek İçin Dünyaya Gelmedi"

Geçtiğimiz günlerde dünyaca ünlü boksör Ünsal Arık, vegan olduğunu duyurdu. 

Uzun süredir vejetaryen olan profesyonel boksör Ünsal Arık, Twitter hesabından artık vegan olduğuna dair bir içerik paylaştı. Sporcuların vegan beslenmesinin zorluğuna dair önyargıları olanların, fikirlerini değiştirecek Ünsal Arık ile vegan olması üzerine konuştuk.



Ünsal, Berlin'de yaşadığınızı ve profesyonel boksör olduğunuzu biliyoruz. Almanya'da mı doğup büyüdünüz? 
Şu an yaşadığım şehir Nürnberg ama idmanlarımı Berlin'de yapıyorum. Doğrudur, Almanya'da doğup büyüdüm. 

Hayvan hakları ile nasıl tanıştınız? Aile veya yakın çevrenizin vejetaryen olmanızda bir etkisi olmuş muydu? 
Vegan olmamın en çok büyük nedeni köpeğimdir, Oskar. Beni her gün kayıtsız şartsız sevmesi buna neden oldu. Çevrem şu an çok anlayışlı değil ama ben de zaten bunu çevrem için değil hayvanlar ve daha sağlıklı beslenmek için yapıyorum.

Bir süredir vejetaryendiniz. Kısa süre önce ise vegan olduğunuzu duyurdunuz. Bu değişimde itici güç ne oldu acaba? 
Veganlığa çoktan beri ilgi gösteriyordum ama henüz çok bilgim olmadığı için bir süre vejetaryen beslenmenin ve bu süreçte bilgilenmenin benim için daha doğru olduğunu düşünmüştüm. Çok okudum ve çok araştırdım ve hayvan eziyetine artık göz yummak istemiyorum. İnsanlar, protein için et gerektiğini sanıyor ama tanrım bize gereken her şeyi vermiş ve ben de herkese göstermek istiyorum. Bir sporcu vegan yaşayabiliyorsa, bunu herkes yapabilir. Hiçbir can öldürülmek için dünyaya gelmedi. 

Almanya'da vegan yaşamın kolay olduğunu düşünüyor musunuz? Türkiye ile kıyaslayınca ne gibi farklılıklar ortaya çıkıyor?
Almanya'da vegan yaşamak bana göre Türkiye'den daha kolay; çünkü birçok markette vegan yemek ve ürünler bulunuyor. 

Hayvan Haklarını Ringe Taşıyacak

Veganlığı yalnızca beslenme biçimine indirgemediğinizi sosyal medya paylaşımlarınızdan biliyoruz. Ringe çıktığınızda hayvan hakları konusunda bir farkındalık yaratma düşünceniz var mı? 
Evet, gelecek maçlarımda bir logo taşımayı düşünüyorum. İnşallah yakında vegan bir organizasyon büyükelçi olmamı ister. Bu görevi seve seve yaparım.

Spor hayatınız, yaşam biçiminiz kadar politik duruşunuz ile de dikkat çekiyorsunuz. Veganlığı politik açıdan nasıl konumlandırırsınız? 
Vegan olan insanların genellikle kalpleri temiz ve sevgiyle doludur. Türkiye'de şu an hükümetin başında olan insanlar, insanlıktan uzak olduğu için veganlıkla karşılaştıramıyorum :) 

Ünsal Arık Kimdir? 

Ünsal Arık, 1980 yılında Almanya'da dünyaya geldi. Profesyonel boksör ve hayvan hakları savunucusu olan Arık, boks kariyerinden önce Fenerbahçe altyapısında futbol oynuyordu. 
Arık, sporcu kimliği ile birlikte iktidar karşıtı sözleri ve eylemleriyle de sık sık gündeme geliyor. 





27 Haziran 2017 Salı

Katliam Yasa Tasarısına Karşı 1 Temmuz'da Sokağa!

Katliam Yasa Tasarısına Karşı 1 Temmuz'da Sokağa!


5199 no'lu yasada değişiklik yapma girişimi, hayvan hakları aktivistleri ve profesyonellerin hiçbir uyarısı dikkate alınmadan karar alıcılar tarafından dayatılıyor. Kanun tasarısındaki maddelerin kabul edilemez olduğunu belirten hayvan hakları savunucuları 1 Temmuz'da sokağa çıkma kararı aldı.

2012 yılından bu yana, hayvan haklarından bi'haber kişilerce hazırlanan kanun tasarısına karşı, yaşam hakkı savunucuları 1 Temmuz saat 13:00'te eş zamanlı olarak sokağa çıkma kararı aldı. Kanun tasarısı, sokak hayvanlarının katledilmesinin; çevre il ve ilçelere, ormanlara terk edilerek açlık, susuzluk ve bakımsızlık sonucu ölmesinin önünü açıyor. Kanunun mevcut hali dahi uygulanamayıp, belediye bakımevlerinden her gün işkence ve katliam haberleri gelirken bu tasarı, aktivistler tarafından tecrit ve ölüm ile eşdeğer olarak görülüyor.

Kanun tasarısı, hayvanların denek olarak kullanılması ve bunun "bakımevlerinde satış" yoluyla sahiplendirme adı altında yapılmasının da önünü açıyor. Dahası, yunus parkları, hayvanat bahçeleri, hayvanlı sirkler gibi işkencehaneler devlet tarafından "normalleştirilmeye" devam ediliyor.

Eylem kararı alan 200'e yakın grup ve organizasyon, katılımı artırmak ve yaşam hakkını savunmak için destek çağrısında bulunuyor.

Eylem Yerleri (HayKonFed listesi):


ANKARA - VedatDolakay Nikah Salonu Önü - Kurtuluş Parkı
ANTALYA - Yavuz Özcan Parkı
ALANYA - Atatürk Meydanı
ADANA - Atatürk Parkı
AFYONKARAHİSAR - Afyonbakımevi
AKÇAY - Sarıkız Heykeli önü
ADIYAMAN GÖLBAŞI - Basın Toplantısı
AKCAKOCA - Merkez Cami Karşısı

BARTIN - Cumhuriyet Meydanı
BATMAN - Atatürk Parkı
BURDUR - Cumhuriyet Meydanı
BURSA - Fomara Meydanı
BİLECİK - Şehitler Parkı
BODRUM - İskele Meydanı
BALIKESİR - Ali Hikmet Paşa Meydanı İş Bankası Karşısı

ÇAT - Kaymakamlık Önü
ÇANAKKALE - İskele Meydanı
ÇORUM - Hürriyet Parkı Yanı
ÇINARCIK - Çınarcık Meydanı

DENİZLİ - Belediye Önü Çınar
DİDİM - Cumhuriyet Meydanı
DÜZCE - Anıt Park
DALYAN - Merkez Cami Yanı Çay Bahcesi

EDİRNE/ UZUNKÖPRÜ - Edirne Saraçlar Caddesi PTT Önü
ESKİŞEHİR - Adalar Migros Önü

GEMLİK - İskele Meydanı
GÜRYILDIZ - Tokat Küçük Yıldız Mah. Güney Sokak.

HATAY - Cumhuriyet Meydanı Köprübaşı
HOPA - Cumhuriyet Meydanı
HINIS - Cumhuriyet Caddesi
HORASAN - Belediye Binası Önü

İSTANBUL - Kadıköy İskele Meydanı Atatürk Heykelinin Bulunduğu Alan
ISPARTA - Parmakkapı Meydanı Belediye İş Hanı Önü
İNEGÖL - Hükümet Konağı Önü
İZMİR - Konak Büyük Şehir Belediyesi Önü
İSTANBUL - DÖRT AYAKLI ŞEHİR
OMHAKDER Orman Meleği Doğa ve Hayvanları Koruma ve Yaşatma Derneği

KASTAMONU - 10. Bölge Orman Su İşleri Müdürlüğü Önü
KIRKLARELİ - Özgürlük Meydanı
KEŞAN - ENEZ - Keşan Hükümet Caddesi Orman Müdürlüğü Önü
KIRIKKALE - Maddo Kafe Önü Cumhuriyet Meydanı
KUŞADASI - İsmail Cem Meydanı
KAYSERİ - Cumhuriyet Meydanı / Almer AVM arkası
KONYA - Selçuklu İhsaniye Mah. B.Hayrettin Sokak Yüksel Ap. Önü.
KARS - Basın Toplantısı
KARAMÜRSEL - Cumhuriyet Meydanı
KARABÜK - Eski Belediye Önü
KÜTAHYA - Tema VAKFI

LAPSEKİ - Adliye Önü

RİZE - Tuzcuoğlu Memişağa Parkı

SAKARYA - Atatürk Kültür Merkezi Önü
SAMSUN - İlkadım Cumhuriyet Meydanı
SİNOP - Eski Hal Binası Önü
SİİRT - Basın Toplantısı
SİVAS - Basın Toplantısı

ŞANLIURFA - Topcu Meydanı
ŞEBİNKARAHİSAR - Basın Toplantısı

MUĞLA - Ortaca Dalaman - Ortaca Tören Alanı
MANİSA - Manolya Meydanı
MUŞ - Basın Toplantısı
MERSİN - ANAMUR Zehra Marul Yalı Sok. İskele Mah. No:23
Önü.

NİKSAR - Kaymakamlık Binası Önü
NEVŞEHİR - Valilik Önü Tören Alanı
NİĞDE - Basın Toplantısı

ORDU - Eski Fidan Gör Meydanı

UŞAK - Basın Toplantısı
ÜRGÜP - İmran Mahallesi Güllüce Caddesi

TRABZON - Gazeteciler Cemiyeti
TEKİRDAĞ - Çorlu Atatürk Meydanı
TÜRKELİ - Kaymakamlık Önü
TUNCELİ - Seyit Rıza Parkı
TOKAT - Valilik Önü
TURHAL - Belediye Binası Önü

YOZGAT - Cumhuriyet Meydanı

YALOVA- Cevdet Aydın Parkı

ZONGULDAK - Merkez Adliye Binası Önü

Katılımcı grup ve kişiler (Haykonfed listesi):




Adana - KİHAYKO
Adıyaman - Gölbaşı HayKonFed AnadoluFed Temsilciliği
Afyonkarahisar Hayvanları Koruma Derneği
Akcakoca - Doğa, Hayvan İnsan Hepsi Can
Aksaray Hayvanları Koruma Derneği
Akyaka Kültür Eğitim Ve Çevre Derneği
Alanya - Hayvanlar Eşittir Yaşam Derneği
Anadolu Hayvan Hakları Federasyonu
Anamur - Hayvan Hakları Grubu
Ankara - HayKonFed AnadoluFed Temsilciliği
Antalya - A Platformu
Antalya - Askoder Sokak Hayvanları Koruma ve Yaşatma Derneği
Antalya - CAN DOST Derneği
Antalya - PetVİZYON Antalya Sokak Hayvanlarını Koruma ve Yardımlaşma Platformu
Antalya - Yerel Hayvan Koruma Görevlileri
Antalya Barosu Hayvan Hakları Komisyonu
Antalya Hayvan Hakları Dayanışma Grubu
Artvin Hayvanları Doğayı ve İnsanları Koruma Derneği
Balıkesir - Baldo Hayko
Balıkesir - Balıkesirli Hayvan Hakları Savunucuları
Balıkesir - Tüm Can Derneği
Balıkesir Hayvanları Koruma Derneği
Bartın - Hayvan Hakları Savunucuları
Batman -HayKonfed AnadoluFed Temsilciliği
Bergama Hayvanları Koruma Ve Yaşatma Derneği
Bilecik Hayvanları Koruma Derneği
Bir Can Bin Yaşam Eğitim Derneği
Bodrum - HayKonfed AnadoluFed Temsilciliği
Burdur Hayvan Dostları Derneği
Bursa - Hayvanlarla Yaşam Derneği
Bursa - NUGEDER
Bursa Hayvan Hakları Dayanışma Grubu
Çanakkale - Kepez Doğayı ve Hayvanları Koruma Derneği
Çanakkale Hayvan Hakları Dayanışma Grubu
Çanakkale Hayvanseverler Derneği
Çankırı - HayKonfed AnadoluFed Temsilciliği
Çerkezköy Hayvanseverler
Çivril Doğayı ve Hayvanları Koruma Derneği
Çorum - BİKTUDER
Çorum - HAYKODER
Dalyan Doğayı Hayvanları Koruma Derneği
Denizli - HayKonfed AnadoluFed Temsilciliği
Dikili Doğal Hayatı ve Hayvanları Koruma Derneği
Erzurum - Çat Hayvan Hakları Savunucuları
Çorlu Doğa ve Hayvanseverler Derneği
Adana Doğayı ve Hayvanları Koruma Derneği
Düzce HAYHAK Sokak Hayvanları Koruma Derneği
Eceabat Sokak Hayvanlarını Koruma ve Yaşatma Derneği
Edirne Doğayı Hayvanları Koruma Derneği
Edremit - Kaz Dağları İnsiyatifi
Ege Hayvan Hakları Federasyonu
Enez Doğa Derneği
Erzincan - Erdohay
Eskişehir - Kelebek Derneği
Fetiye - FETAV/Fethiye Paws
Gebze -Darıca GE DAR Grubu
Gemlik - Hayvanları Koruma Derneği
Gemlik Hayvanları Koruma Derneği
Giresun Hayvan Hakları Dayanışma Grubu
Göktürk Hayvansevenler Derneği
Gümüşhane - HayKonfed Anadolufed Temsilciliği
Tokat - Güryıldız Kasabası Hayvan Hakları Savunucuları
Hayvanlara Adalet Platformu
Hamburg - Hayvan Hakları Paltformu
Hatay Doğa ve Yaşam Derneği
Muğla - Ortaca HayDos
HayKonfed MarmaraFed Büyükkarıştıran Temsilciliği
HayKonfed EgeFed Didim Temsilciliği
HayKonfed Hayvanların Yaşam Hakları Konfederasyonu
Hayvan Hakları İzleme Komitesi (HAKİM)
Hayvan Hakları ve Etiği Derneği
Hayvan Haklarını Koruma ve Geliştirme Derneği (HAGİD)
Erzurum - Hınıs Hayvan Hakları Savunucuları
Artvin - Hopa Hayvan Hakları Savunucuları
Erzurum - Horasan Hayvan Hakları Savunucuları
İnegöl Doğayı Hayvanları Koruma Derneği
İskenderun Sokak Hayvanlarını Koruma Derneği
Isparta Hayvanları Koruma Derneği
İstanbul - Beykoz Hayvanseverler Platformu
İstanbul - BİR ONE Platformu
İstanbul - DOHAYSEV
İstanbul - Em/Pati Yaşam Hakkına Saygı Platformu
İstanbul - EMPATİ Derneği
İstanbul - Eyüp Yasal Dayanışma Grubu
İstanbul - Faytona Binme Atlar Ölüyor
İstanbul - Gaia Dergisi
İstanbul - HAYVİST
İstanbul - Kadıköy Hayvan Dostları Platformu
İstanbul - Kadıköy Kent Konseyi Hayvan Hakları Çalışma Grubu
İstanbul - Kurtköy Patileri
İstanbul - Marjinal Besleme Grubu
İstanbul - Sosyal Haklar Derneği Hayvan Hakları Çalışma Grubu
İstanbul - Vegan Türkiye
İstanbul Ataşehir Hayvanları Koruma. Grubu.
İstanbul Barosu Hayvan Hakları Merkezi
İstanbul Esenyurt Hayvan Hakları Grubu.
İstanbul Hayvan Hakları Derneği
İstanbul Hayvan Hakları Komisyonu
İzmir - Askot Sokak Hayvanları Koruma Derneği
Aydın Özcan - İzmir Barosu Başkanı
İzmir Can Dostlarımız Dayanışma Derneği
İzmir Hayvanları Koruma Vakfı
İzmir Masum Hayvanları Arama Kurtarma Derneği
İznik Yaşama Saygı Platformu.
Karabük - KAHAYDER
Karabük Hayvanseverler ve Sokak Hayvanlarını Koruma Derneği
Karamürsel Hayvan Hakları Savunucuları
Kars - HayKonfed Anadolufed Temsilciliği
Kastamonu - KARACADER
Kastamonu - Sokaktaki Canlarımız İçin Elele Derneği
Kastamonu - Can Dostları Derneği
Kastamonu- KASDOHAYKOD
Kayseri - Hayvan Hakları Savunucuları
Keşan Sokak Hayvanlarını Koruma Derneği
Kırıkkale Hayvan Hakları Savunucuları
Kırklareli Barosu Hayvan Hakları Komisyonu
Kırklareli Doğa ve Hayvanları Koruma Derneği
Konya - Haydosev Mevlana Doğayı ve Hayvanları Sevenler Derneği
Kuşadası - Sokak Hayvanları Koruma ve Yaşatma Derneği
Kuşadası - HayKonfed EgeFed Temsilciliği
Kuşadası Hayvan Hakları Derneği
 Kütahya Doğa ve Hayvanseverler Derneği
Lapseki - Çardak Hayvanları Koruma Derneği
Lüleburgaz - DOYASADER
Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Hayvanları Koruma Kulübü
Manisa - Hayvan Hakları Dayanışma Grubu
Marmara Hayvan Hakları Federasyonu
Marmaris - Marmaris Hayvan Hakları Derneği
Muğla - Doğa ve Hayvan Hakları Platformu
Muğla - Marmaris İçmeler Doğa ve Hayvanları Koruma Derneği
Muş Sokak Hayvanları Derneği
Nevşehir-  HayKonfed AnadoluFed Temsilciliği
Tokat - Niksar Hayvanların Hakkını Koruma Derneği
Ordu Hayvan Hakları Savunucuları
Pamukkale Üniversitesi Doğayı ve Hayvanları Koruma Topluluğu
Rize Hayvanları Koruma Ve Yaşatma Derneği
Şanlıurfa - Viranşehir HayKonfed AnadoluFed Temsilciliği
Sakarya Sokak Hayvanlarını Sahiplendirme Platformu
Samsun Sokak Hayvanları Derneği
Şanlıurfa KİHAYKO Temsilciliği
Şebinkarahisar - Haykonfed AnadoluFed
Şebinkarahisar - HayKonfed AnadoluFed Temsilciliği
Seferihisar Doğa ve Hayvan Dostları Derneği
Sevim Arkan - Hayvan Hakları Savunucusu
Siirt - Hayvan Hakları Savunucuları
Silivri Hayvan Hakları Derneği
Sinop - Sahipsiz Hayvanları Koruma Yaşatma Derneği
Sinop Sahipsiz Hayvanları Koruma Derneği
Sinop Çevre Dostları Derneği
Sivas - HayKonfed Anadolufed Temsilciliği
İstanbul - Sokak Hayvanları Derneği
Tokat - HayKonfed AnadoluFed Temsilciliği
Trabzon Hayvanları Koruma Derneği (TRAHAYKO)
Tunceli - HayKonfed AnadoluFed Temsilciliği
Tunceli Üniversitesi Hayvanları Koruma Kulübü
Tokat - Turhal HayKonfed AnadoluFed Temsilciliği
Sinop - Türkeli Sahipsiz Hayvanlar Derneği
TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ Hayvan Hakları Komisyonu
Ürgüp - Hayvan Hakları Savunucuları
Uşak - Sokak Hayvanları Derneği
Uzunköprü HAYKO
Zülal Kalkandelen - Vegan Gazeteci Yazar Aktivist 
Yalova - HayKonfed MarmaraFed Temsilciliği
Yalova - Yalova Hayvan Hakları Savunucuları
Yalova - Hayvan Hakları Dayanışma Grubu
Yozgat Doğayı ve Hayvanları Koruma Derneği
Zonguldak - HayKonfed AnadoluFed Temsilciği

#KatliamYasaTasarısınıİstemiyoruz  

Dijital ortamda ve basılı olarak kullanabileceğiniz görseller (görseli büyütmek için üzerine tıklayınız): 






Ekşi Sözlük eylem başlığı:

1 Temmuz 2017 Katliam Yasasına Hayır Eylemi



Yararlanılan kaynaklar: 

Haykonfed Facebook sayfası



14 Mayıs 2017 Pazar

Hangi Annelerin Günü?

Hangi Annelerin Günü?

"Dişi" olmak, hangi türden olursa olsun bir canlının eril şiddete maruz kalması için çoğu zaman tek başına yeterli bir "sebeptir". Peki ne yapıyor bu hayvan köleleştiren sistem dişilere?



Carl J. Adams'ın yazdığı Etin Cinsel Politikası'nı okuyan herkes, feminizm ve türcülük arasında inkar edilemez bağ ile yakından tanışmıştır. Adams'ın deşifre ettiği tahakküm ve cinsiyetçilik öyle yoğun bir şekilde kültürel olarak kodlanmıştır ki çoğumuz gündelik hayatta bunu fark etmeyiz dahi. Sermaye hizmetkarı anaakım medya, küreselleşmenin kendine sunduğu fırsatları değerlendirerek bu durumu normalleştirmemizde önemli bir paya sahiptir; ancak peki ya görmediklerimiz?

Süt Endüstrisi

Yalnızca ABD'de 2008 yılında 25 milyon inek süt endüstrisi için kullanılırken 2.5 milyonu da "ıskartaya" çıkınca öldürülüyordu. Bugün güncel verilere göre bu sayı minimum 29 milyondur. İnekler tecavüz ile sürekli döllenir ve süt vermeye mahkum edilir. TDK'ya göre tecavüz kelimesi "saldırı" anlamına gelmektedir; ki bunun bir tecavüz olduğu konusunda kimsenin şüpheye düşmesine lüzum yoktur.

(Görsele tıklayarak görselin kaynağına erişebilirsiniz.)

Bütün memeliler gibi inekler de süt vermek için döllenmelidir. Aksi, yalnızca bir safsatadan ibarettir. Gebelikleri arasında kısa aralar verilir ve böylece doğum acıları onlar için bir döngü haline gelir. Doğumdan kısa süre sonra (birkaç saat içinde) yavrular annelerden ayrılır ve insanlara "et" olmak veya süt üretmek için onlar da köleleştirilir. 

Anne ineklere daha çok süt vermesi için yapay bir beslenme programı dayatılır ve doğal olandan çok daha fazla süt üreten inek, kesimhaneye gidene kadar acılar içinde yaşar. Tabi, bununla birlikte doğal olmayan hastalıklarda belirgin bir artış olduğunu vurgulamak gerekiyor.

Ve evet, buzağılar annelerinden ayrıldığında günlerce, boğazları tahriş olana kadar ağlar.

Dana eti yemeyi korkunç bulan insanlar, bunun süt üretiminin bir parçası olduğu unutmamalıdır.

Bu arada, sütün hala sağlıklı olduğunu düşünüyorsanız yalnızca T. Colin Campbell'in 20 yıl süt üzerine yaptığı bir araştırmanın sonuçlarına dahi bakmanız bilgi sahibi olmanızı sağlayacaktır. 



Tavuklar

Ortalama ömrü 10 yıl olan tavuklar, ister free range olsun ister köle kümeslerinde yaşasın yaklaşık 1.5 yıl sonunda ölüme gider. Yapay aydınlatma ile 34 saatte bir yumurtlatılan kümes tavukları hayatları boyunca kötü muameleye mahkumdur. 

Civcivler erkek ve dişi olarak ayrılır ve yumurtadan çıktıktan itibaren anneyi hiç görmezler. Erkek civcivlerin kaderi doğrudan ölümken dişiler sömürülmek üzere üretim kafeslerine götürülür. Bunun öncesinde ise birbirlerine zarar vermemeleri için gagalarının ucu sıcak pres ile köreltilir veya kesilir. 




Dar kafeslerde o kadar çok tavuk bir arada tutulur ki tavuklar kötü yaşam koşullarından ya ölür ya da can çekişirken diğer tavukların altında ezilir. Ortalama 18 ay sonunda hayatta kalanlar ise kesimhaneye gönderilir. Ölümleri ise kitlesel üretim adına elektrikle, haşlanarak veya kafaları kesilerek  gerçekleştirilir.

Şimdi tekrar düşünmek gerekiyor; hangi annelerin gününü kutluyoruz? Hangi anne böyle bir yaşamı, köleliği ve ölümü hak eder?

Yararlanılan kaynaklar: 

VeganTurkiye: Free Range Ambalaj Süsü Mü?

PETA: 21 Things the Egg Industry Doesn’t Want You to See



Farm Sanctuary: Cattle Raised for Dairy and Meat Production

11 Nisan 2017 Salı

Sayılar ile "Barınak" Gerçeği

Sayılar ile "Barınak" Gerçeği

Türkiye'de 5199 no'lu Hayvanları Koruma Kanunu yerel belediyeler tarafından keyfi olarak uygulanıyor, geçici bakımevleri - ki barınak diye biliniyor - hayvanların bir arada katledildiği yerlere dönüşebiliyor ve sokaklardan toplanan hayvanlar hayatta kalamayacakları arazi ve ormanlara "atılıyor". 

Üzerine hiçbir şey söylemeye gerek kalmayan bir infografik hazırladık; bu infografikte hem ABD hem de Türkiye'den bazı veriler yer alıyor. ABD, "gelişmiş" ülkeler arasında kontrollü ölümlerle dost hayvanları yok eden bir ülke olduğu için infografikte kendine yer buldu. Avrupa ülkelerinin pek çoğunda ise 8 ile 90 gün arasında barınaklardaki hayvanların katledildiğini - onların diliyle ötenazi - de eklemek gerekir.




Yararlanılan kaynaklar:
ASPCA: Shelter Intake and Surrender
40 barınak,130 bin köpek, sayısız kedi