Hürriyet

9 Mart 2015 Pazartesi

8 Mart'tan: "SÜT TECAVÜZDÜR"

8 Mart'tan: "SÜT TECAVÜZDÜR"

Ataerkil düzende söylem veya eylem düzeyinde eril şiddete maruz kalan kadınlar 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde veganizmi gündeme taşıdı. 8 Mart 2015 Feminist Gece Yürüyüşü'nde pankartlarla ve sloganlarla, sosyal medyada ise ürettiği içeriklerle. Çünkü feminizm ve veganlığı birbirinden ayrı mücadele alanları olarak görmüyoruz. "Veganizmin de feminizmin de karşısında durduğu esas kavram “ayrımcılık”tır ve ikisi de doğal eşitlik ister." Ancak bu birilerini fena kızdırdı. Sosyal medyada veganlar, vegan olmayan insanlara veganlığı anlatırken teknoloji aracılığıyla eril şiddetin hedefi oldu.

İşin özüne bakarsanız bu coğrafyanın sineması için Recep İvedik serisi ne ise toplumsal ağlar için de pek çok "fenomen" o'dur. Önemli kısmının tweetlerine, paylaştığı görsellere, retweetlerine, gönderilerine baktığınızda tepeden aşağıya cinsiyetçi, türcü, homofobik, ırkçı, mezhepçi vb. söylemler görebilirsiniz. Ancak bu içerikleri yeniden üretirken insanların sahip olduğu motivasyon kaynağının takipçileri olduğunu da gözden kaçırmamak lazım. Diğer bir deyişle ayrımcılığı besleyen döngüde, ayrımcılığa sessiz kalan veya onu körükleyen kitlenin payı epey büyüktür.

8 Mart Dünya Kadınlar Günü'ne dönelim. 13. Feminist Gece Yürüyüşü'ndeyiz. Kadın hakları örgütleri, anarşist kadınlar, bağımsız aktivistler, eşcinseller, transeksüeller, travestiler ve vegan feministler orada. Mor, mor-siyah bayraklar, gökkuşağı bayrakları, flamalar arasında yürüyoruz. İnsanı, hayvanı, doğayı tahakküm altına alan düzeni eleştiren pankartlar vegan olmayan feministleri biraz zorluyor. Dişinin sömürüsü üzerine kurulu süt endüstrisi ise düşünmeye teşvik ediyor. Bu pankart Twitter'da paylaşılıyor: SÜT TECAVÜZDÜR!

Sonrası mı? 

Sonrası diğer kullanıcılarla etkileşime girmek için cinsiyetçi küfürlerle dikkat çekmeye çalışanlar, mizah adı altında siber zorbalık uygulayanlar, hayvan hakları meselesi yerine veganları konuşanlar, hakaretler... 

Veganlar veya buradaki daha genel söylemle hayvan hakları savunucuları, her ne kadar aşağılama kültürünün hedefi olsa da her zamanki gibi görünmeyen vurgu hayvanlardadır. İşin ilginç yanı ise adalet ve özgürlük için söylecek sözü hiç bitmeyenlerin hayvanlar söz konusu olduğunda bu kavramların içini boşaltmasıdır. İnsanmerkezci türcü yaklaşım, hayvanlara yönelik her türlü şiddeti meşrulaştırma çabasında. 

Bu yazıyı yazmadan neredeyse 24 saat önce bir tweet atıldı, 24 saattir aralıksız hakaret eden bir kitle var. Büyük çoğunluğu ne yediğini, giydiğini sorgulamıyor. Kültürel ve toplumsal reflekslerle birlikte biraz daha takipçi isteyerek kendinden farklı olana tahammül edemiyor. Diğer yandan farklı olanı tanıma ama tamamen bilmeme isteği de görülebiliyor. Mart 2015'te 'vegan' kelimesinin İnternette aranma oranında büyük bir artış görülüyor.




Oysa olan tam olarak şu: 

Kafeslerin arkasında ne olup bittiğini görmek istemiyor, gösterenleri de karşısına alıyor: "Sen misin o şiddeti, katliamı bana anlatan hayvan hakları savunucusu? Sen misin benim huzurumu kaçıran?" 

Sonra tüm şiddetini hayvana ve insana yöneltmek arasında gidip geliyor. Önce veganlara sonra hayvanlara yöneltiyor veya tam tersi. Ne tuhaftır ki bunu troll'lük veya kendi mizah kavramıyla bağdaştırıyor. Şiddetin örtülenmesi diyebiliriz buna. Hayvan hakları savunucuları ise bu örtünün görünür kılındığı toplumsal ağlarda sömürüyü açığa çıkarmak durumundadır. 

Dün geceki söylem şiddetini ise aşağıdaki birkaç örnekle özetleyebiliriz:




**


**




**



Tavsiye Ediyoruz

Adams, C.J. (2010). Etin cinsel politikası (Çev: G. Tezcan & M.E. Boyacıoğlu). İstanbul: Ayrıntı.

Hayvan Özgürlüğü Çevirleri: Tecavüz rafı nedir? Feminizmin ineklerle ilişkisi ne?


İlgili yazılar

Vegan Türkiye: Yumurta mı Feministten Çıkar, Feminist mi Yumurtadan?
Vegan Türkiye: Veganizm ve Feminizm

*Metnin tamamı VeganTürkiye'ye aittir. Yararlanılan kaynaklar ve alıntılar bağlantılarla gösterilmektedir. 



1 yorum:

Rezalet. Bu iğrenç ortamda hayvan özgürlüğünden söz etmek ölüm gibi geliyor artık. Ama hayvanlar için pes etmemek lazım. Görseldeki hayvan düşmanları kadar hayvanları önemseyen insanlar da var. Onlara ulaşmak lazım.

Bu arada sadece Türkiye'de değil, ilginç bir şekilde onlarca ülkede en yükseğe çıkmış vegan grafiği. Hindistan, İspanya, Norveç, İspanya, Almanya, ABD, İsviçre, Fransa ve hatta Birleşik Arap Emirlikleri bile en tepeye ulaşmış. Umarım bununla paralel olarak vegan sayısında da büyük artış olur dünyada. 2015 hayvanlar için biraz daha iyi bir yıl olsun...

Yorum Gönder