Hürriyet

15 Aralık 2012 Cumartesi

Aralık 2012 Türkiye'deki Sokak Hayvanı Katliamları

Aralık 2012 Türkiye'deki Sokak Hayvanı Katliamları
Düşünceler ve tepkiler eyleme dönüşmedikçe Türkiye'de hayvan hakları kitlesel bir etki oluşturmuyor. Bir ülkenin bakanına tepki göstermek, bir mesaj veya bir telefon kadar uzaktaysa katliamlara ve kötü yaşam koşullarına karşı makamlara tepki bildirmek savunulan değerlere karşı bir yükümlülüktür.

"Büyük bir ivme ile artan, alenen yapilan ve her türlü kamera kaydının birden ortadan yok olduğu katliamlar zinciri.

28 Kasım 2012 ile başlıyorum: 
Kaş'ta 15 köpeğin zehirli enjeksiyonlarla öldürüldüğü haberi geldi. (http://www.radikal.com.tr/...id=1109795&categoryid=85)

11 Aralık 2012'de gelen haber:
Bursa Yenice Belediyesi'ne bağlı bölgede 150'si köpek 100'u kedi toplam 250 sokak hayvanı zehirlenerek öldürüldü. (http://www.milligazete.com.tr/...-katliami-257972.htm)

11 Aralık 2012'de Erzurum:

Erzurum Hınıs'ta çok sayıda köpeği doz aşımı enjeksiyon ile öldürüldü. (http://www.erzurumolay.com/...sta-kopek-katliami.html)

14 Aralık 2012'de çıkan haber: 
Bursa İsmetiye Mahallesi'ndeki ormanlık alanda zehirli balıklarla köpek katliamı gercekleştirildi. (http://www.posta.com.tr/...iami-.htm?articleid=152631)

15 aralik 2012'de gelen haber: 
Ankara Keçiören'de yavru sokak köpeklerinin de içlerinde olduğu köpekler haşlanarak öldürüldü. Dahası Keçiören Bakımevi'ndeki bir pitbull yuvalandırılmayarak haşlanıp karla kaplı bölgeye, ölen diğer hayvanlarla birlikte bırakıldı. (https://www.facebook.com/...3485226872&type=3&theater)

Dünyada her gün yüzlerce insan iç savaş, anlaşmazlık veya uluslararası savaşlarda yaşamını yitiriyor. İnsanlık kendi kendini yiyor, bitiriyor. Daha önce de (bkz:#31076258) yazmıştım; hayvan haklarını savunmak için insanların savaşlarının bitmesini beklemek hayvanları sonsuza kadar yok saymak anlamına gelir. Kaldı ki bir hayvan hakları savunucu olmadan önce de bağımsız insan hakları savunucusu idim. Şu anda en iyi gerçekleştirdiğim mücadele ile birlikte tür ayrımcılığı yapmadan her türlü hak ihlaline gücüm yettiğince karşı çıkıyorum.

Bu katliamlar eğer kanun tasarısını çıkarmak için bir prova ise ve düşünülen şey: "Sokaklarda katlediliyorlar ama barınaklarda bakılacaklar." ise buna kimse inanmaz. Her türlü uzlaşmanın yolunu kapatarak; bilime, hukuka, etige sırtını dönerek kim bu katliamları gerçekleştiriyorsa ilahi adaletle hepsi onlara geri dönsün. 


Bu katliamların sorumluları makam koltuklarinda oturup hayvan satışını engellemeyen, kaçak hayvan ticaretinin önüne geçemeyen ve iskencecilerden hesap sormak yerine hayvanları tecrit etmeyi düşünen Orman ve Su İsleri Bakanlığı ve Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'dır. Bu makamların en üstünde de Veysel Eroglu ve M. Mehdi Eker vardır. (...VeganTürkiye yayın politikası gereği bu bölüm alınmamıştır.) Her ikisinin de iletişim bilgileri vardır, bir kamu çalışanı olarak ve halka hizmet etmek zorunda olan 2 isim olarak şikayetlerinizi dikkate almak zorundadırlar: 

Ekşi Sözlük'ten alıntıdır. (http://www.eksisozluk.com/show.asp?id=31322077)


*Yararlanılan kaynaklar ve alıntılar bağlantılarla gösterilmektedir.

0 yorum:

Yorum Gönder