Hürriyet

9 Mayıs 2012 Çarşamba

'Free Range' Ambalaj Süsü Mü?

'Free Range' Ambalaj Süsü Mü?

     Hayvansal gıda endüstrisinde büyük işkencelere tanık oluyoruz. Cep telefonlarımıza entegre olan kameralar, mini kameralar, taşınabilir bilgisayarlarımızda yer alan kameralar ile tanık olduğumuz her şeyi anında kaydedebiliyor, yaygın internet kullanımı ile önceleri kamuoyundan kolayca gizlenen istismar görüntülerini paylaşabiliyor ve istismarlara karşı kampanyalar düzenleyebiliyor, kampanyalara destek verebiliyoruz. Dahası sadece yakınımızda olup bitenle değil sınırları aşarak dünyanın bir ucundaki hayvan hakları ihlalleri ile de meşgul olabiliyoruz.

       Yeni dünya düzeninin "tanrıları" uluslararası şirketler, hayvansal gıda endüstrisinin ekonomik sistemdeki yerini sarsacak bilimsel araştırmaları ve aktivistlerin yerel ve küresel tüm eylemleri görmezden geliyor. Ancak öte yandan tüketicinin vicdanına gene sisteme uygun bir yaklaşımla sesleniyor. Hayvanları kapalı alanda, kafeslerde tutarak onlardan 'çıktı' almak yerine doğal yaşam koşullarına en yakın şartlarda faydalanıyor. Satışa çıkan ürüne de "Free Range" ürün, yani "Serbest dolaşan hayvanlardan hayvanlardan elde edilen ürün" diyor. Free range'in sözlük anlamına bakmakta da fayda var, zira Türkçede tıpkı 'fast food' gibi direkt bir karşılığı kullanılmıyor. 


"Free range: Free range (or free roaming) implies that a meat or poultry product comes from an animal that was raised out of confinement or was free to roam." Free Range Pork Farmers Association Inc. 


      Bu durumda hayvanın serbest dolaşma özgürlüğünün olması free range için ortak bir politika haline geliyor. Peki ya dahası? Örneğin Amerika Birleşik Devletleri'nde free range için yasal düzenlemeler sadece kümes hayvanları için uygulanıyor ve serbest dolaşımın ne kadar hayvan için ne kadarlık bir alanda gerçekleşmesi gerektiği konusunda herhangi bir ibare bulunmuyor. Avrupa Birliği ülkelerinde yumurta çiftliği için uygulanan yasal düzenlemelerde ise bir tavuk için en az 4 metrekare serbest dolaşım alanı olması gerektiği belirtiliyor. Bunların yanı sıra etinden faydalanılacak hayvanlar (domuzlar, tavuklar, hindiler) için de farklı düzenlemeler yer alıyor. Ancak 'free range'in gözdesi yumurtalar oluyor.

      Free range yumurtaların neden veganlar tarafından tercih edilmediği sıkça sorulur. Yakın zamanda Jona Weinhofen'a da sorulmuş ve Jona yalın bir dille sebeplerini açıklamış:

"- 'Free range' tavuklar* ve 'kafes' tavukları aynı üretme çiftliğinden gelir.
- Bu üretim çiftliklerinde civcivler bir günlükken gagaları lazerle ya da sıcak bıçakla kesilir.
- Civcivler kabaca elle sınıflandırılır ve erkek civcivler yumurtlama ve yemek için işe yaramaz olsun diye ya gazla öldürülür ya da karıştırma makinesine atılır. 
- Pek çok free range tavuk hala, bazen "gezinmelerine izin veren", çoğunlukla dışarı çıkmadıkları ya da çıkamadıkları küçük açık kapılı bir kapalı ortamda, sıkışık koşullarda tutuluyor.
- Free range tavuklar, 18 ay sonra yumurtlayamadıkları zaman 'bitmiş' olarak sınıflandırılıyor ve katlediliyor; geri kalan yaşamlarını sonuna kadar yaşamalarına izin verilmiyor.
- Hem free range hem de kümes tavukları tüylerini dökmesi için zorlanabiliyor. (Bir başka yumurtlama döngüsüne vücutlarını şoklamaları için kasten aç bırakılıyorlar.)


(Jona'nın paylaştığı, bir kuluçkahanede (üretim çiftliği) kaydedilmiş olan video.)"
(Jona Weinhofen metninin çevirisi: VeganTürkiye)

*Metnin tamamı VeganTürkiye'ye aittir. Yararlanılan kaynaklar ve alıntılar bağlantılarla gösterilmektedir. Metnin orijinalindeki 'hen' yumurta tavuğudur.


1 yorum:

Bu ne ya kanım dondu

Yorum Gönder