Hürriyet

7 Mart 2013 Perşembe

Atın Ölümü İnsandan

Atın Ölümü İnsandan

At yarışı, rodeo, fayton, at yarışı, at eti, at binmek... Ya da şöyle genelleyebiliriz: sözde spor, performans, ulaşım ve taşımacılık, kumar, gıda: Atlar istismar ediliyor.

Yaklaşık 5 bin 500 yıl önce evcilleştirilen atlar; günümüzde gücü, hızı, dayanıklılığı sebebiyle çalıştırılan, sömürülen türlerden biri. Dahası endüstrisi olan kollar için (yarış, performans vb.) ağır işkencelere maruz kalıyor; özellikle gelişmemiş ülkelerde boş arazilerde ölüme terk ediliyor; "işe yaramadığı" düşünülünce işkence dolu yolculuklarla (Türkiye için yasal olmayan yollarla) kesimhanelere gönderiliyor. 

At yarışı

Atlar ortalama kiloda bir insanı kolaylıkla taşıyabilecek kadar güçlü ve dayanıklıysa atların birbirini geçmek üzere koşturulmasında ne zarar olabilir ki?

Her yıl on binlerce at yarışlarda yer alıyor. Henüz gelişimini tamamlamadan birer koşucu olması için eğitime alınan atlar, binicilere ve kulüplere ticari kazanç sağlayan birer makine olarak görülüyorlar. Eğitimleri ve yarış yaşamları boyunca kırbaç, aşırı çalıştırma, yasadığı madde, korku taktiklerine maruz kalıyorlar. (http://www.horseracingkills.org/3.htm)

Seyirci oynadığı kumarın karşılığını beklerken yarış sırasında sakatlanan atın çevresi derhal paravanla kaplanıyor ve ata ne olduğunu seyirciler göremiyor. Tıpkı geleneksel Grand National yarışlarında ölen atları kimsenin görmemesi için anında örtülerin ortaya çıkması gibi. 


(fotoğrafa tıklayarak fotoğraf kaynağına ulaşılabilir)


Yarış atları; kalıcı sakatlık, hastalık, yaşlılık gibi durumlarda gözden çıkarılıyorlar.  Bugün alışveriş merkezlerine kadar giren dar saha ve pistlerde, gözden çıkarılan atlara insanları eğlendirme görevi veriliyor. Atların psikolojisi, fizyolojisi ve bakımı umursanmıyor. 

Artık "işe yaramayan" yarış atının gidebileceği bir diğer yer ise doğrudan kesimhane oluyor. 

Fayton

Faytonculuğun atlar için neden işkence olduğunu fayton meraklılarının anlaması zordur. Çünkü yorulduğunu anlamayan, uyurken bile bacaklarını kilitleyerek ayakta durabilen atlar, insanlar için mekanik bir taşıma aracından farksızdır. Oysa aşırı çalıştırılmaktan, yorgunluktan, susuzluktan ve açlıktan ölen hayvanları kimse turistik bölgeler ortalıkta göremez. Atlar tenhada, ormanlarda ölüme terk edilmiştir.


(fotoğrafa tıklayarak fotoğraf kaynağına ulaşılabilir)

Durumun ne kadar vahim olduğunu anlamak için şu haberi okumak yeterli olacaktır: Şu haberi okumak yeterli olacaktır oysa: 
http://t24.com.tr/haber/buyukadada-atlar-olume-terk-ediliyor/212441

Özellikle İstanbul Adalar'da tanık olunabilen at işkencesi defalarca kayıt altına alındı. Köşe yazarları ve haberciler bu konuda İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ni uyardı. Elektrikli faytonlar gündeme gelince fayton sahipleri yakınmaya başladı. Çünkü gelir kaynakları hayvan işkencesi üzerine kurulu. Onlara istihdam, atlara özgürlük istiyoruz. 

Ve Türkiye'de trafikte gördüğünüz at arabaları... Şahısların malı olarak görülen bu atlar da yaralanma, sakatlanma, hastalık, yaşlılık gibi durumlarda bakıcıları tarafından boş arazilerde ölümlere terk ediliyor.

Rodeo

Türkiye'de rodeo kültürünün olmaması atlar için ne büyük şans! Ancak bunun yasa dışı olarak yapılıp yapılmadığı bilinmiyor. 

Rodeoda evcilleştirilmiş atlar istismar ediliyor. Peki evcilleştirilmiş bir at neden biniciyi üzerinden atacak kadar tepinir? Bunun cevabını Tom Regan şöyle veriyor: 

"At kulvarını terk ettiği anda hayvana bir aletle elektrik verilmesi ve bedeninde göğüs kafesinin korunmasından yoksun olan hemen gerideki bölgeye sıkıca bağlanmış deri bir kayışın iyice sıkılması gibi bir dizi insan müdahalesiyle, tepinmesi teşvik edilir.
...
... Neden bazı atlar diğerlerinden çok tepiniyor? Çünkü daha çok ürkmüşler ve daha çok acı çekiyorlar. Bir atın korkucu ve acısının derecesiyle orantılı olarak puan kazanılan bu "sporun" dayandığı sapkın mantık bu işte." (Tom Regan, Kafesler Boşalsın, İletişim Yayınları, 1. baskı, ss. 224-225)


Rodeo, acımasız ve kirli bir endüstri. Eğlence değil. Bu videoyu seyretmek size keyif veriyor mu?




At Eti

Türkiye'de at eti içeren gıdalar skandal olarak adlandırılsa da bu haberleri neredeyse kanıksayacağız. Yasa dışı kesimlerle at eti sığır eti ile karıştırılarak Türkiye'de her nasılsa kolaylıkla servis ediliyor.

ABD'de gıda için atların öldürülmesi 2007'den beri yasak (http://www.slate.com/articles/health_and_science/explainer/2011/10/slaughtering_horses_for_meat_is_banned_in_the_u_s_why_.html). Ancak PETA'nın belirttiğine göre her yol 130 bin at gıda için katlediliyor. Dahası güçten düşen, yaşlanan, sakatlanan yarış atları uzun, aç ve susuz yolculuklarla yasal kesim için Kanada ve Meksika sınırını geçmek zorunda bırakılıyor.

Kesimhaneye gitmekten kurtarılan eski bir performans atının PETA tarafından sunulan hikayesi ve "at eti" yolculuğu için:



At Binmek

At binmek kimileri için büyük tutku. Bindikleri ata çok iyi bakanlar, at binmek için kulüplere büyük paralar ödeyenler olduğunu biliyoruz. İnsanların kendi çiftliklerinde atlarına baktıklarını ve onlarla dostluk kurduğunu da söyleyebiliriz. At binmek, atların çalıştırılmasının en masum yolu gibi görünüyor, değil mi?

Peki atlar bunu istiyor mu?

Ben X, 2007, 
Yönetmen: Nic Balthazar
  • "Time - Phrase
  • 01:25:18 Nice, eh. Animals do not have to talk.
  • 01:25:20 Are you not allowed to mount? Held on socks.
  • 01:25:27 There is always something ... People see A horse and want out.
  • 01:25:33 But these animals have There is not asked?
  • 01:25:37 Do you not?" (http://www.subzin.com/quotes/Ben+X/There+is+a+horse)
    (http://www.youtube.com/watch?v=7LsGY_BhTPo#t=1h28m27s)

    *Metnin tamamı VeganTürkiye'ye aittir. Yararlanılan kaynaklar ve alıntılar bağlantılarla gösterilmektedir.


0 yorum:

Yorum Gönder